Kentin Sakini Olmayalım, Sahibi Olalım!
Mimar İbrahim Demir
Kentler kaderine terk edilecek alanlar değildir. Kentler; planlanan, korunan, geliştirilen ve sahip çıkılan yaşam alanlarıdır. Ancak bugün, Adana başta olmak üzere birçok kentte yurttaşlar kentin öznesi olmaktan çıkarılmış, alınan kararların sonuçlarına katlanan birer seyirciye dönüştürülmüştür.
Oysa çağdaş yaşam, kentlere ve kentlerde yaşayan insanlara karşı sorumluluk almayı zorunlu kılar. Kısır politikalar, günü kurtarmaya yönelik kararlar ve yanlış uygulamalar kentleri her geçen gün daha yaşanmaz hâle getirmektedir. Bu anlayış değişmediği sürece ne altyapı sorunları çözülebilir ne de kalıcı toplumsal refah sağlanabilir.
Bugüne kadar; yerel yönetimler, kamu kaynaklarının kullanımı, afet yönetimi, çevre sorunları, altyapı, ulaşım, konut politikaları, turizm, kentsel koruma ve kentsel dönüşüm başlıklarında yaşanan sorunları çeşitli platformlarda dile getirdim; çözüm önerilerimi kamuoyuyla paylaştım. Çünkü sorunları görmezden gelmek değil, onlarla yüzleşmek gerekir.
Bu çağrı yalnızca Adana merkez için değil; Kozan, Feke, Saimbeyli ve Tufanbeyli gibi yıllardır ihmal edilen, her alanda desteğe ihtiyaç duyan ilçeler içindir. Bu bölgeler “uzak” oldukları için değil, sahipsiz bırakıldıkları için geri kalmıştır.
Artık susmak değil konuşmak, izlemek değil müdahil olmak zorundayız.
Adana’nın ve ilçelerinin sorunları; çalıştaylar, paneller ve açık tartışma ortamlarıyla ele alınmalı, kent meseleleri farklı bakış açılarıyla bilimsel ve toplumsal zeminde tartışılmalıdır. Ardından sorunlar net biçimde tanımlanmalı; uygulanabilir, somut ve denetlenebilir çözüm önerileri kararlılıkla hayata geçirilmelidir.
Unutulmamalıdır ki;
kentler yönetenlerin değil, sahip çıkanların eseridir.
Ve bu kent, hepimizin.